red a - Türkçe İngilizce Sözlük

red a

"red a" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a red plum i. türbeeriği
turn as red as a beet f. pancar gibi olmak
run a red light f. kırmızı ışıkta geçmek
commit a red light violation f. kırmızı ışık ihlalinde bulunmak
issue a red notice for f. kırmızı bülten çıkarmak
issue a red notice for f. kırmızı bülten yayınlamak
be sought by interpol under issue of a red notice f. interpol tarafından kırımızı bültenle aranmak
jump a red light f. kırmızı ışıkta geçmek
Konuşma Dili
a red-letter date i. unutulmaz bir tarih
a red eye i. gece uçuşu
a red eye i. gece yapılan uçak seyahati
be in a red f. gırtlağına kadar borçlanmak
not a red cent [us] expr. zırnık bile
not a red cent [us] expr. üç kuruş bile
not a red cent [us] expr. beş para bile
not a red cent [us] expr. azıcık bile para
a pop of red expr. birazcık kırmızı
a pop of red expr. bir parça kırmızı
Deyim
a red-letter day i. önemli/özel gün
a red herring i. dikkati başka yöne çekmek için söylenen söz
a red-letter day i. mutlu gün
a red flag to a bull [us] i. bam teli
a red flag before a bull [us] i. bam teli
a red flag before a bull [us] i. kırmızı çizgisi
a red flag to a bull [us] i. kırmızı çizgisi
a red flag to a bull [us] i. hassas noktası
a red flag before a bull [us] i. hassas noktası
a red flag to a bull [us] i. en nefret ettiği
a red flag before a bull [us] i. en nefret ettiği
a red flag to a bull [us] i. damarına basma
a red flag to a bull [us] i. tahrik
a red flag to a bull [us] i. kışkırtma
a red flag before a bull [us] i. damarına basma
a red flag before a bull [us] i. kışkırtma
a red flag before a bull [us] i. tahrik
a red flag before a bull [us] i. boğaya kırmızı gösterme
a red flag before a bull [us] i. (birini) kızdıracağı belli olan şey
a red flag before a bull [us] i. insanı yerinde (ter ter) tepindiren şey
(like) a red rag to a bull i. tahrik
a red face i. çok bozulma
a red flag [us] i. tehlike işareti
a red herring i. dikkat dağıtmak için kullanılan şey
a red rag to a bull i. kışkırtma
(like) a red rag to a bull i. damarına basma
a red rag to a bull i. en nefret ettiği
a red rag to a bull i. tahrik
a red rag to a bull i. damarına basma
a red face i. büyük utanç
a red rag to a bull i. hassas noktası
a red rag to a bull i. insanı azgın boğaya dönüştüren şey
a red face i. utançtan kızarmış surat
a red rag to a bull i. boğaya kırmızı gösterme
a red herring i. hedef şaşırtmak için kullanılan şey/ipucu
a red rag to a bull i. (birini) kızdıracağı belli olan şey
(like) a red rag to a bull i. insanı azgın boğaya dönüştüren şey
a red flag [us] i. kırmızı alarm
a red face i. büyük mahcubiyet
a red face i. utançtan kıpkırmızı olmuş yüz
(like) a red rag to a bull i. boğaya kırmızı gösterme
(like) a red rag to a bull i. insanın sinirlerini zıplatan şey
(like) a red rag to a bull i. (birini) kızdıracağı belli olan şey
a red flag [us] i. uyarı
a red rag to a bull i. bam teli
a red rag to a bull i. kırmızı çizgisi
(like) a red rag to a bull i. kışkırtma
a red rag to a bull i. insanın sinirlerini zıplatan şey
be as red as a beetroot f. pancar gibi kızarmak
not have a red cent f. meteliğe kurşun atmak
turn as red as a beetroot f. pancar gibi kızarmak
be like a red rag to a bull f. cami duvarına işemek
not have a red cent f. beş parasız olmak
not have a red cent f. meteliksiz olmak
without a red cent f. meteliksiz kalmak
without a red cent f. meteliksiz olmak
without a red cent f. beş parasız olmak
draw a red herring across the path f. dikkati başka yöne çevirmek
draw a red herring across the path f. dikkati dağıtmak
go as red as a beet f. pancar gibi kızarmak
go as red as a beetroot f. kızarıp bozarmak
go as red as a beetroot f. pancar gibi kızarmak
go as red as a beet f. kızarıp bozarmak
not pay a red cent f. hiç para ödememek
not pay a red cent f. beş kuruş vermemek
give someone a red face f. (birini bir şey yaparken yakalayarak) utanmasına neden olmak
give someone a red face f. birini rezil etmek
give someone a red face f. birinin yüzünü kızartmak
give someone a red face f. birisini utandırmak
be like a red rag to a bull f. birini kızdıracak/kışkırtacak bir şey olmak
go as red as a beetroot f. kıpkırmızı olmak
go as red as a beet f. kıpkırmızı olmak
go as red as a beet f. kıpkırmızı kesilmek
go as red as a beetroot f. kıpkırmızı kesilmek
be like a red flag to a bull f. yangını körüklemek
be like a red flag to a bull f. kışkırtıcı olmak
be like a red flag to a bull f. tahrik edici olmak
be like a red flag to a bull f. yangına körükle gitmek
be like a red rag to a bull f. yangına körükle gitmek
be like a red rag to a bull f. kışkırtıcı/tahrik edici olmak
get a red face f. yüzü kızarmak
get a red face f. çok utanmak
get a red face f. çok mahcup olmak
get a red face f. utanmak
give a red face f. utandırmak
give a red face f. utanmasına neden olmak
give a red face f. yüzünü kızartmak
give a red face f. rezil etmek
raise a red flag f. tehlike işareti vermek
raise a red flag f. olumsuz işaret vermek
red as a poppy s. kıpkırmızı
red as a rose s. kıpkırmızı
red as a cherry s. kıpkırmızı
red as a ruby s. kıpkırmızı
(as) red as a beetroot s. utançtan, sinirden, sıcaktan yanakları kızarmış
(as) red as a rose s. utançtan, sinirden, gerginlikten kıpkırmızı olmuş
(as) red as a ruby s. utançtan, sinirden, gerginlikten kıpkırmızı olmuş
(as) red as a poppy s. utançtan, sinirden, gerginlikten kıpkırmızı olmuş
(as) red as a cherry s. utançtan, sinirden, gerginlikten kıpkırmızı olmuş
red as a beet s. yüzü kızarmış
red as a beet s. (utançtan, güneşten, fiziksel hareketten) kızarmış
red as a beet s. (utançtan, güneşten, fiziksel hareketten) kıpkırmızı olmuş
red as a beetroot s. (utançtan) yüzü kızarmış
red as a beetroot s. (utançtan) kıpkırmızı olmuş
red as a beetroot s. pancar gibi kızarmış
red as a beet s. pancar gibi kızarmış
not worth a red cent expr. değersiz
not worth a red cent expr. meteliksiz
not worth a red cent expr. beş para etmez
as red as a turkey-cock expr. pancar gibi olmuş
as red as a turkey-cock expr. (utançtan) kıpkırmızı olmuş
a red-letter day expr. feraha erişilen gün
as red as a cherry expr. kıpkırmızı
as red as a ruby expr. kıpkırmızı
as red as a poppy expr. kıpkırmızı
as red as a rose expr. kıpkırmızı
like a red-headed stepchild expr. üvey evlat muamelesi
Trafik
fine for running a red light i. kırmızı ışıkta geçme cezası
don't run a red light i. kırmızıda geçme
Mutfak
a dish made of burghul minced onions and ground red meat i. içli köfte
Argo
stick a red-hot poker up one's ass f. birisinin başına çorap örmek
(as) red as a beetroot [uk] s. yüzü pancar gibi kızarmış
(as) red as a beetroot [uk] s. pancar gibi kızarmış
(as) red as a beetroot [uk] s. yüzü kıpkırmızı olmuş
(as) red as a beetroot [uk] s. utançtan kıpkırmızı olmuş
(as) red as a beetroot [uk] s. kızarıp bozarmış
(as) red as a beetroot [uk] s. utançtan kızarmış
Modern Argo
a case of the red ass i. cinleri tepesinde
a case of the red ass i. küplere binmiş
a red i. facebook'ta bildirim geldiğini gösteren kırmızı işaret
a case of the red ass i. çıldırmış durumda
a case of the red ass i. tepesi atmış